Sinema

Zarafetin Yüzü: Audrey Hepburn

Audrey Kathleen Ruston, 4 Mayıs 1929 tarihinde Belçika’da dünyaya geldi. Babası İngiliz bir bankacı annesi ise Hollandalı bir baronesti. Döneme göre zengin ve soylu bir ailede büyüyen Hepburn, babasının onları terk etmesi ile hayatının dönüm noktalarından birini yaşayacaktı. Babası 1935 yılında ailesini terk etti ve Audrey babasına karşı duyduğu duyguları ancak balede ortaya çıkartabiliyordu. Bu onun baleye başlamasına sebep olmuştu. Audrey, üzerinden yıllar geçse dahi babasının onları terk edişini asla terk edemediği bir trajedi olarak yorumluyordu. Baleye tutunmuş, hayatının yeni bir dönemine başlamışken II. Dünya Savaşı’nın başlaması ile annesiyle beraber Belçika’dan Hollanda’ya taşındı. Fakat aradıkları huzuru burada bulamamışlardı çünkü Alman ordusu Hollanda’yı işgal etmişti. Bu süreçte Audrey Hepburn, çeşitli örgütler için gönüllü olarak çalışmaya başlamıştı. Yıllar sonra ise bu olaylar hakkında; çok kötü şeyler gördüğünü, kâbuslar yaşadığını ve bu kâbusları hala ilk günkü gibi hissettiğine dair sözler sarf etmiştir.

Savaş sonrası balede kendisini daha çok geliştirebilmek ve ünlü bir balerin olmak hayaliyle İngiltere’ye yerleşmişti, hayat yine biz planlar yaparken kendi planlarını yapıyordu ve Audrey balerin olma hayaliyle geldiği İngiltere’den Akademi ödüllü bir oyuncu olarak çıkacaktı. Bale öğretmeni Audrey’e bale yapmaması gerektiğini söylemişti, ilk başlarda oldukça hayal kırıklığına uğrayan Audrey, pes etmedi ve Londra Müzikalleri’nde rol almaya başladı. Burada hem dans ediyor hem de oyunculuğa yavaş yavaş adım atıyordu. Hayatının tamamen değişmesine sebep olan Gigi Müzikali’nde rol alırken, Roman Holiday isimli filmde başrol oynaması teklif edildi ve bu filmdeki rolü sayesinde Hepburn, günümüzde tüm dünyanın tanıdığı Audrey Hepburn olacaktı. Film çok beğenildi. Audrey bu film sayesinde ‘En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar Ödülü’nü kazandı, tekrardan hatırlatıyorum ki bu film onun ilk başrol olarak oynadığı filmdi. Böylesine büyük bir başarı tüm dünyada ses getirdi ve Hepburn artık Hollywood’un altın zamanlarındaki bir aktrisi olarak dünyaya adını kazıyacaktı.

Audrey Hepburn kimdir

Kariyerinde gittikçe yükselen Hepburn, Sabrina filminde birlikte rol aldığı William Holden ile evlenmeye karar verdi. Yalnız bir çocukluk geçirmiş olan Audrey’in en istediği şeylerden biri, çocuk sahip olmaktı fakat William geçirdiği bir ameliyat sonrası çocuk sahibi olma yetisini yitirmiş, bu da Audrey ile olan ilişkisinin de bitmesine sebep olmuştu.

Takvimler 1954 yılını gösterirken, Hollywood’un parıltılı partilerinden birinde Audrey, Mel Ferrer ile tanıştı. Ferrer, Audrey gibi oyuncu olsa da Audrey gibi popüler bir oyuncu değildi. Aynı zamanda yönetmenlik ve yapımcılık da yapıyordu. Birbirlerine aşık olmuşlardı, 1954 yılında ise bu aşkı evlilik ile taçlandırmışlardı. Audrey’in bazı sağlık sorunları sebebiyle Hollywood’dan biraz uzaklaşarak birlikte İsviçre’ye taşındılar. 1960 yılında oğulları Sean dünyaya geldi ve Audrey Hollwood’a hızlı bir dönüş yaptı. 1961 yılında Breakfast at Tiffany’s filmi ile kariyerinde giderek daha da fazla yükselirken Mel Ferrer ile aralarındaki anlaşmazlık da giderek daha da fazla büyüyordu fakat çabalar sonuç vermiyordu. Bu sebeple hayatlarını ayırmaya karar verdiler.

audrey hepburn evliliği

1969 yılında ise İtalyan Psikiyatr Andrea Dotti ile evlendi. Luca Dotti adında bir oğulları oldu fakat hayat yine kendi planını yapmıştı ve bu evlilik de maalesef yürümedi. Audrey ile Andrea yaklaşık 10 yıllık bir birlikteliğin ardından boşandı.

Audrey, 63 senelik hayatında kimi zaman dibe batmış fakat ne olursa olsun tekrar yukarı çıkmayı başarmış bir kadındı. Kariyerinde yükselirken, aşk hayatında dibe batıyordu. Hayatına aldığı adamlar belki de hiçbir zaman ona istediğini veremiyordu. En sonunda ömrünün sonuna kadar yanında olacak insanı bulmuştu: Robert Wolders. Robert, Audrey’in vefatına kadar onunla birlikteydi. Audrey’e kanser teşhisi konulmuştu, 1988 yılından vefatına kadar Hollwood’dan uzaklaşarak UNICEF İyi Niyet Elçisi olarak çalıştı.

Tıpkı 50li, 60lı ve 70li yıllarda olduğu gibi günümüzde de halen zarafet denilince akıllarımıza gelen Audrey Hepburn, 20 Ocak 1993 tarihinde kanser sebebiyle İsviçre’de hayata gözlerini yumdu.

Şeyma ZARZAVATÇIOĞLU

Yazarımızın Diğer Yazısı İçin:
Tüm Zamanların En İyi 5 Dönem Filmi

 

Başa dön tuşu