Kültür

Satır Arası: Gogol “Palto”

Okuduğumuz kelimeler gözlerimizin önünde akıp giderken, satır arasında aslında neler neler anlatıyor bize farkında mısınız? İşte bu yüzden bu ‘satır arası’ inceleme kitabımızın yazarı Gogol oluyor. Hem de Palto’suyla birlikte!

Gogol’e en güzel övgüyü “Hepimiz Gogol’ün paltosundan çıktık.” diyen Dostoyevski yapmıştır kuşkusuz. Palto’yu okuyan herkes anlar bu övgünün ne denli gerçek olduğunu.

Herkes sıkı giyinsin. Çünkü Gogol’ün yazdığı satırlarda sizleri üşütecek olan sadece Petersburg soğuğu değildir. Zengin fakir ayrımı, adaletsizlik, devlet eleştirileri, tabakalaşma, sosyal sınıf baskısı, hor görme de sizin içinizi soğuktan tir tir titretecektir, benden söylemesi. O zaman hadi başlayım!

palto satır arası

Sıradanlığı sıradanlaştırmayan Gogol, bir kalem memurunu anlatıyor. Kahramanımızı sizlere takdim edeyim: Akaki Akakiyeviç. Öyle ki onu okurken ezilip büzülen bizler oluyoruz. Okurken kederlenip hüzünleniyoruz. Kimsenin saygı göstermediği, bir sinek kadar değerinin olmadığı, yöneticilerin zalim davranışlarına, iş arkadaşlarının zorbalıklarına maruz kalan kişi… Görevi ise devlet dairesinde tomar tomar kağıtları temize geçmektir. Akşam eve gittiğinde de yorgun düşene kadar yine bir şeyleri temize geçmek… Görevine aşkla bağlı olan böyle bir memur zor bulunur doğrusu.

Bu derecedeki memurların Petersburg’taki en büyük düşmanı ise kuzey ayazı olmuştur. Bir palto alıp giyecek imkanları dahi yoktur. Akakiyeviç iyice eskiyen yer yer dökülen ince paltosunu, hatta iş arkadaşlarının deyimiyle sabahlığını, yama yapması için terziye götürür. Ancak yama yapılamayacak kadar eskimiştir palto. Yeni bir palto dikilir kahramanımıza.

Bu paltonun parasını ödeyebilmek için kendinden ne kadar feragat ettiğini ise sizler bu satırlarda anlayacaksınız:

“Akşamları çay içme alışkanlığına son verecekti örneğin; sonra hava karardığında mum da yakmayacaktı. Eve iş getirdiğinde, ev sahibesinin odasına gidip onun mumunun ışığında yapacaktı işini. İşe gidip gelirken, olabildiğince dikkatli, ayakkabılarına ağırlığını vermeden, şöyle parmak uçlarında, hafif hafif yürüyecekti ki kundura tabanları çabuk aşınmasın. (…) eskimesinler diye bütün üstündekileri çıkarıp pamuklu sabahlığıyla oturacaktı bir tek. Eğriye eğri doğruya doğru…”

Böyle bir hayat sürmek oldukça zor olmalı değil mi? Evet başta ona da zor geldi fakat sonrasında buna alıştı hatta akşam yemeğini bile hayatından çıkardı.

Nasılsa ruhu yakın bir gelecekte edineceği paltonun sonsuz hayaliyle besleniyordu.

Artık yalnız değildi. Yaşam uğruna bir amacı vardı. Paltosu vardı. Yaşamının en görkemli günü terzinin paltoyu bitirdiği gündü. Paltoyla beraber artık silik değildi. Görünüyordu, dikkat çekiyordu…

Ama bu mutluluğu ise fazla uzun sürmedi. Ona bir Palto mutluluğu dahi çok görüldü. Yüreğimizi burkan sayfalar ise daha yeni başlıyordu. Gogol duygularını hiç katmadan, durmadan anlattı. Ben ise burada sizin merakınızı kaçırmak istemediğim için anlatmıyorum. Fakat mutlaka devamını okumanız gerektiğini söylemeden de geçmiyorum.

Gogol, içimizden biriydi. Kendisi de bir süre memur olmuş ve geçinmeye çalışmıştı. Bundandır ki yarattığı karakter Akaki Akakiyeviç, oldukça bizden biridir. Biz olmasak bile etrafımızdaki biridir.

“Ve bu zavallı memur, yaşadığı şu dar ömründe, insan denen yaratıkta insanlık dışı onca şey görmekten, kültürlü, sosyete üyesi, zarif olma iddiası taşıyan ve hatta (aman Tanrım! Evet ve hatta) dünya aleminin soylu kabul ettiği kişilerde ustaca gizlenmiş nice kabalıklar görmekten nasıl ürpermiş, elleriyle yüzünü kapayarak nasıl tir tir titremişti…”

Okuyunca anlayacaksınız ki Dostoyevski boş yere “Hepimiz Gogol’ün paltosundan çıktık.” dememiştir. Gogol muhteşem zekasını satırlara oldukça iyi yansıtabilmiş, dünya edebiyatının en iyi kalemlerindendir.

Son olarak şunu söylemeliyim, “Petersburg sokaklarında gezerken dikkatli olun, her an bir hayalet karşınıza çıkabilir ve paltonuzu alabilir!”

Keyifli okumalar…

Burcu KOÇAK

Yazarımızın Diğer Yazıları İçin:
Satır Arası: Çavdar Tarlasında Çocuklar
Satır Arası: Kırmızı Saçlı Kadın
Satır Arası: 1984

Başa dön tuşu