Edebiyat

Uzun Hikaye (Mustafa Kutlu) – Kitap İncelemesi

Kültür ve Eğitim birimimiz öncülüğünde gerçekleşen okuma gruplarımız son olarak Mustafa Kutlu’nun Uzun Hikaye adlı eserini okudu. Sürekli olarak okuduğumuz eserler hakkında yapacağımız kitap tahlillerinin ilki sizlerle…

Mustafa Kutlu tarafından 2000 yılında yayınlanan bu eser adı gibi uzun hikaye türünde yazılmıştır. Bu kitabıyla hikayeciliğinden farklı tarzda bir eser verse de, tam olarak bu özelliğinden uzaklaşamamıştır. Naif ve zarif tarzda yazılmış olan eser tek solukta okuru son cümleye getirmektedir. Mustafa Kutlu’nun sade, akıcı ve Anadolu kokan dilini burada da görmekteyiz. Sıkça geriye dönüş tekniği kullanılmış olması da okurun dikkatini canlı tutmayı amaçlamaktadır. Gezgin bir hayat anlatılması hasebiyle kitap aslında küçük küçük hikayelerin bir bütünüdür.

Kitapta Bulgaristan göçmeni Ali ile oğlunun nostalji kokan hikayesi, Mustafa’nın ağzından anlatılmıştır. İlk olarak nam-ı diğer Sosyalist Ali ve annesi Feride’nin hikayesini anlatmakla başlıyor işe. Annesini, babasına vermemelerinden sebep kaçarak evlenmeleri ve bunun sonucu olarak devam eden bir göçebe hayat… Bu hayatın içine sinmişliğinden sıkça bahsediyor Mustafa, babasına sık sık ‘Buraya yerleşiyor muyuz?’ diye sorması da buradan geliyor olsa gerek. Vagondan bir evde bir süre hayatlarını idame ettirmeleri de bize hayatının kendisinin de göçebe olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Kitapta saka kuşu, küpe çiçeği, kitaplar, mızıka ve daktilo sıkça kullanılmaktadır. Bunlar Mustafa’nın annesi Feride’nin ölümünden sonra babasıyla birlikte devam ettikleri göçebe hayatta, yanlarından hiç ayırmadıkları eşyaları oluyor. Ve kitap bize sıkıntılı bir hayat içinde, umut dolu insanları gösteriyor. Ezcümle kitap dili ve anlattıklarıyla okura güzel bir an yaşatmayı başarıyor.

Başa dön tuşu
Kapalı